TRUMP Coin insider Hayden Davis: Milyonlarca Dolar’lık pump ve dump
Blockchain analiz şirketi Bubblemaps, tartışmalı meme coin insider’ı Hayden Davis’i Pump.fun’ın PUMP token’ındaki en büyük özel alokasyonlardan birine bağladı.
Şirket, Davis’e atfedilen bir cüzdanın özel satışta 50 milyon dolar değerinde USDC yatırdığını ve lansman sırasında 12,5 milyar adet PUMP token’ı aldığını tespit etti. Bu token’ların o anki değeri yaklaşık 73 milyon dolarlık bir hacme ulaşıyordu.
Pump.fun’dan Bir Üst Düzey İsim Milyonlarca Doları Nasıl Nakit’e Çevirdi?
Ancak cüzdan, lansmandan sonraki birkaç gün içerisinde token’ların yaklaşık %80’ini merkezi kripto para borsası’na taşıdı.
Kalan token’lar ise zaman içerisinde kademeli olarak satıldı. Bubblemaps, Davis’in bu işlemden yaklaşık 15 milyon dolar kar elde ettiğini tahmin ediyor.
Bu keşif, Davis’in yalnızca bir trader olmadığını, Pump.fun ekosisteminin en büyük erken dönem kurumsal yatırımcılarından biri olduğunu ortaya koyuyor.
Yaptığı alokasyon, onu PUMP token’ında en büyük ikinci özel alıcı konumuna getirdi. Özel satış yatırımcıları genellikle indirimli fiyatlardan faydalanarak halka açık alıcılara karşı avantaj yakalıyor.
Bu nedenle Davis’in erken dönemde karını aldığını, bireysel yatırımcıların ise sonrasında volatilite ile yüzleştiğini görüyoruz. PUMP token’ı, temmuz 2025’teki ilk coin arzı (ICO) sonrası hızlı bir yükseliş yaşasa da, şimdi zirvesinden yaklaşık %75 oranında gerilemiş durumda. Bu tablo, içerideki isimlerin erken çıkış yaptığı tipik bir meme coin döngüsünü yansıtıyor.
Hayden Davis’in PUMP ve PENGU dahil birçok meme coin’i nasıl trade ettiği. Kaynak: X/Bubblemaps
Öte yandan Davis’in kripto sektörü içindeki adı zaten sıkça tartışılıyor. Kendisi, çok sayıda meme coin lansmanına ve skandala ismi karışan Kelsier Ventures’ın CEO’luğunu yürütüyor.
En çok, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei’nin tanıtımı sonrası piyasa değeri 4 milyar doları aşan LIBRA token’ı ile gündeme geldi. Ancak bu token, yalnızca birkaç saat içinde çakıldı.
Dolandırıcılık soruşturmasında Davis’le bağlantılı cüzdanlar ve varlıklar yetkililer tarafından donduruldu. Arjantinli savcılar, onun kaçması ihtimaline dikkat çekerek Interpol Kırmızı Bülteni bile talep etti.
Ayrıca Davis, MELANIA ve siyasetle bağlantılı başka token’ların da aralarında olduğu bazı ünlü projelerin lansmanında rolü olduğunu bizzat kabul etti.
Blockchain araştırmacıları, onun cüzdanlarını sürekli aynı modeli izlerken deşifre etti: Erken insider alımlar ve lansman heyecanı sonrası hızlı satışlar.
Bubblemaps’in son bulguları ise Davis’in yalnızca meme coin üreticisi değil, doğrudan Pump.fun’ın önde gelen insider yatırımcılarından biri olduğunu işaret ediyor. Yani, artık onu launchpad düzeyinde bir balina olarak görebiliriz.
Sonuç olarak bu olay, kripto token lansmanlarındaki insider erişimi ve kar elde etme oyunlarının yatırımcıları nasıl tedirgin ettiğine bir kez daha dikkat çekiyor.
Düzenleyiciler ile yatırımcılar, ilk hype sona erdikten sonra özel alokasyonların piyasa üzerindeki etkilerini eskisinden daha yakından izlemeye devam ediyor.
Solana Resta Bloccata Sotto i 90 Dollari: La Pressione di Vendita si Scontra con i Segnali di Ripresa On-Chain
Solana sta vivendo un periodo di stagnazione dei prezzi sotto i 90 dollari da quasi due settimane. L'assenza di una direzione chiara sottolinea l'incertezza che imperversa nel mercato delle criptovalute.
Gli indicatori on-chain segnalano una ripresa graduale. Tuttavia, le perdite subite dagli investitori continuano a plasmare il sentiment del mercato. Sebbene si osservi un miglioramento nei segnali tecnici, il quadro generale indica che i rischi persistono.
Bitcoin ABD Ordusu’nun İran’a Hafta Sonu Saldırı Yapması Durumunda Nasıl Tepki Verecek?
Bitcoin, 19 Şubat’ta 66.400 dolar seviyesinde işlem görüyor ve günler süren volatiliteye rağmen sakinliğini koruyor. Ancak ABD’nin İran’a askeri müdahale ihtimalinin artması, küresel piyasaları olduğu gibi kripto para piyasası’nı da yeniden belirsizliğe itiyor.
Birkaç Amerikan medya kuruluşunun doğruladığı haberlere göre, ABD ordusundan üst düzey yetkililer Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri seçeneklerin hazır olduğunu ve gerekiyorsa bu hafta sonu başlatılabileceğini iletti.
ABD-İran Savaş Eşiğinde: Bitcoin Kırılgan Desteğini Korumaya Çalışıyor
Pentagon zaten bölgeye ek savaş uçakları konuşlandırdı ve ikinci bir uçak gemisi grubunu Orta Doğu’ya yönlendirdi. Aynı anda İran askeri tatbikatlar düzenliyor ve saldırı olursa misilleme yapacağını açıkça belirtiyor.
Tüm bu gelişmeler nükleer müzakerelerin çıkmaza girmesinin ve İran’ın uranyum zenginleştirme ile füze programındaki gerginliğin tırmanmasının hemen ardından yaşanıyor.
Beyaz Saray, diplomasinin hâlâ öncelikli yol olduğunu söylüyor. Fakat yetkililer askeri seçeneğin de masada olduğunu açıkça kabul ediyor. Bu tırmanış tüm dünya piyasalarındaki riski artırdı.
Uydu görüntüleri, İran’ın askeri tesislerinde beton koruma yapıları inşa ettiğini ve olası ABD saldırılarına hazırlandığını gösteriyor. Kaynak: Reuters
Bitcoin’da son dönemde yaşanan fiyat hareketleri bu belirsizliği yansıtıyor. Varlık, 100.000 dolar üzerindeki döngü zirvesinden sert gerileyerek şimdi 60.000 dolar bandının ortasında işlem görüyor.
Kısa vadeli yatırımcılar kayıpla satış yapıyor. Short-Term Holder SOPR indikatörü şu anda 1’in altında ve bu da yakın zamanda alım yapanların baskı altında pozisyonlardan çıktığını gösteriyor.
Aynı zamanda Bitcoin’da kısa vadeli Sharpe oranı belirgin şekilde eksi seviyelere indi. Bu durum, getirilerin volatiliteye oranla oldukça düşük olduğunu gösteriyor. Benzer koşullar genellikle piyasalarda stresin ve korkunun arttığı dönemlerde gözüküyor.
SOPR (Spent Output Profit Ratio) grafiğine göre Bitcoin’da kısa vadeli yatırımcılar zarar ederek satış yapıyor. Kaynak: CryptoQuant
ABD hafta sonunda askeri saldırı başlatırsa Bitcoin büyük olasılıkla iki aşamalı bir tepki verecek.
Bitcoin zincir üstü sinyalleri: Panik volatiliteyi tetikleyebilir
İlk aşamada, piyasalar ani bir satış dalgasıyla karşılaşabilir. Ani jeopolitik şoklarda yatırımcılar genellikle nakde ve daha güvenli varlıklara yönelir. Krizlerin ilk evrelerinde, Bitcoin tarihsel olarak riskli varlık gibi tepki gösterdi. SOPR verileri de kısa vadeli yatırımcıların şu anda kırılgan ve korkuya hassas olduğunu ortaya koyuyor.
Ancak, ikinci aşama farklı gelişebilir.
Sharpe oranı, Bitcoin’da kısa vadede zaten aşırı satılmış bir tabloya işaret ediyor. Zayıf ellerin çoğu pozisyonunu kapatmış görünüyor. Bu da piyasada kalan zorunlu satış baskısını azaltıyor.
Bu yüzden sert bir düşüş yaşansa dahi, alıcıların düşük seviyelerde devreye girmesiyle düşüş kısa sürebilir.
Üstelik, jeopolitik belirsizlik uzun vadede Bitcoin’ın çekiciliğini artırabilir. Küresel gerginlik zamanlarında yatırımcılar, geleneksel finansal sistemlerin dışında varlıklara yönelmeye başlıyor. Bu geçiş bir anda olmaz fakat zamanla artış gösterir.
Şu anda Bitcoin’da kritik bir denge noktası bulunuyor. Korku düzeyi yüksek ve jeopolitik riskler tırmanıyor. Ancak zincir üstü veriler son düzeltmenin büyük kısmının fiyatlara yansıdığını gösteriyor.
Bundan sonra fiyat yönü gerilimin gerçek askeri çatışmaya dönüşüp dönüşmemesine veya diplomasinin devreye girip girmeyeceğine bağlı olacak.
Ethereum ETF’ler 4 Haftalık Çıkış Serisini Sonlandırdı: ETH Fiyatı Toparlanacak mı?
Ethereum sonunda dört hafta üst üste süren ETF çıkışlarını sonlandırıyor. 18 Şubat’la biten haftada girişler yaşanıyor ve bu, kurumsal talebin geri döndüğüne dair ilk işaret olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda, balina cüzdanları da yeniden Ethereum toplamaya başlıyor. Fakat uzun vadeli yatırımcılar, Ethereum’daki her fiyat toparlanmasında satış yapmaya devam ediyor.
Bu gelişme, Ethereum’un fiyat toparlanmasının devam mı edeceğini yoksa duraksayacağını mı belirleyecek önemli bir çatışmayı işaret ediyor.
ETF’den Çıkış Serisi Sona Erdi: Balina Birikimi Başladı
Ethereum, dört hafta boyunca aralıksız şekilde kurumsal satıcıların baskısı altında kalmıştı. Spot Ethereum ETF’leri, 23 Ocak, 30 Ocak, 6 Şubat ve 13 Şubat’la biten haftalarda net çıkış yaşadı. Sürekli gelen bu satış dalgası, kurumsal taraftaki zayıf güvene ve Ethereum’un genel fiyat düşüşüne işaret etti.
Ancak artık bu trend değişiyor. 18 Şubat’la biten haftada 6,80 milyon dolar net giriş görülüyor. Bu değişim, en azından kısa vadede kurumsal satış baskısının durduğunu gösteriyor. ETF girişlerinin, uzun süreli çıkışların ardından pozitife dönmesi genellikle piyasanın dengelenmeye başladığına dair bir ilk işarettir. Yine de giriş miktarlarının, önceki çıkışların gücüne yaklaşamadığını belirtmek gerekir.
Ethereum ETF’leri: SoSo Value
Buna benzer daha fazla token içgörüsü ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın günlük kripto para bültenine buradan abone olabilirsiniz.
Bu sırada balina birikimi de yeniden başlıyor. Veriler, yüklü miktarda Ethereum tutan cüzdanların elindeki miktarın 15 Şubat’ta 113,50 milyon ETH iken, şimdilerde 113,63 milyon ETH’ye yükseldiğini gösteriyor. Bu da 130.000 ETH’lik bir artış anlamına geliyor. Güncel fiyatla hesaplandığında, sadece birkaç gün içinde yaklaşık 253 milyon dolarlık Ethereum balina cüzdanlarına eklenmiş durumda.
Ethereum Balinaları: Santiment
Zayıf piyasa dönemlerinde balina birikimi önem taşıyor çünkü büyük yatırımcılar, genellikle toplu bir fiyat toparlanmasından önce pozisyonlarını erkenden alır. Fakat bu artan iyimserliğe, başka bir yatırımcı grubundan ciddi bir direnç geliyor.
Ethereum Fiyatında Yükseliş Yönlü Ayrışma: Uzun Vadeli Yatırımcılar Satmaya Devam Ediyor
Ethereum’un 8 saatlik grafiğinde, geçmişte çoğu zaman fiyat sıçramalarından önce çıkan önemli bir momentum sinyali oluşuyor.
2 Şubat ile 18 Şubat arasında, Ethereum’un fiyatı, önceki dip noktasının da altına inerek daha düşük bir dip oluşturdu. Ancak aynı dönemde, Göreceli Güç Endeksi (RSI) daha yüksek bir dip oluşturdu. RSI, alım-satım gücünü ölçüyor ve ortaya çıkan bu tabloya yükseliş yönlü ayrışma deniyor.
Bu sinyal, bu ayın başında iki defa etkisini gösterdi. İlk yükseliş yönlü ayrışma, 2 Şubat ile 11 Şubat arasında oluştu. Ethereum fiyatı bu süreçte %11 yükseldi. İkinci ayrışma ise 2 Şubat ile 15 Şubat arasında ortaya çıktı ve bu da %6’lık bir toparlanmaya yol açtı.
Yükseliş Ayrışması Görüldü: TradingView
Bu iki ETH sıçraması ETF çıkışları devam ederken yaşandı ve alıcıların hakimiyeti geri almaya çalıştığını gösterdi. Şimdi ise ETF girişleri geri döndü ve balinalar alıma geçti. Bu nedenle, yeni bir sıçrama girişimi daha gelme ihtimali yükseliyor.
Ancak uzun vadeli yatırımcılar tam tersi yönde hareket ediyor. Hodler Net Pozisyon Değişimi, uzun vadeli yatırımcıların birikimde mi yoksa satışta mı olduğunu gösteriyor. Negatif değerler, uzun vadeli yatırımcıların ellerindekileri piyasaya sürdüğünü gösteriyor.
17 Şubat’ta uzun vadeli yatırımcılar, son 30 gün içinde 34.841 ETH sattı. 18 Şubat’ta bu rakam 38.877 ETH’ye yükseldi. Böylece yükseliş sinyalleri görülmeye başladığı anda, sadece bir günde sert bir satış baskısı oluştu.
Yatırımcılar Satmaya Devam Ediyor: Glassnode
Bu tablo, uzun vadeli yatırımcıların fiyatlardaki güçlenmeleri, pozisyonlarını azaltmak için kullandığını gösteriyor. Aynı davranış, şubat ayındaki önceki yükselişlerde de görüldü. Önceki sıçramalar, uzun vadeli yatırımcı satışlarının toparlanmayı sınırlandırması nedeniyle kalıcı olamadı.
Yani ortada net bir çekişme var. Balina birikimi ve ETF girişleri toparlanmayı desteklerken, uzun vadeli yatırımcı satışları yukarı yönlü potansiyeli sınırlayarak net bir risk sinyali oluşturuyor. Bu mücadele, Ethereum’un güncel fiyat yapısına da doğrudan yansıyor.
Triangle Pattern Kritik Seviyeleri Gösteriyor
Ethereum, 8 saatlik grafikte şu anda simetrik üçgen formasyonu içinde işlem görüyor. Bu formasyon, fiyatın birbirine yaklaşan destek ve direnç çizgileri arasında gidip gelmesiyle oluşuyor.
Simetrik üçgen formasyonu, alıcılar ve satıcılar arasında dengeli bir mücadeleyi temsil ediyor. Ethereum özelinde alıcılar: balina’lar ve özellikle ETF girişleri sayesinde geri dönen kurumsal yatırımcılar. Satıcılar ise ellerindeki pozisyonları dağıtan uzun vadeli yatırımcılar.
Bu denge, Ethereum’un neden fiyat durgunluğu içinde kaldığını net şekilde gösteriyor.
İlk önemli direnç seviyesi 2.030 dolar civarında bulunuyor. Bu seviye, önceki toparlanma denemesinde fiyatı aşağı çekmişti. Eğer Ethereum bu seviyeyi aşabilir ve üzerinde tutunabilirse, yükseliş ivmesinin güçlendiği teyit edilir ve üçgen formasyonunda kırılım gerçekleşmiş olur. Bir sonraki kritik direnç ise 2.100 dolar: Bu seviye de piyasaya set çeken bölgelerden. Burada da yukarı yönlü bir kırılım, daha güçlü bir toparlanmaya işaret eder ve yükselişin önünü açabilir.
Ethereum Fiyat Analizi: TradingView
Ancak aşağı yönlü riskler de masada. En yakın korunması gereken seviye 1.960 dolar. Ethereum bu seviyeyi kaybederse fiyat 1.890 dolara kadar sarkabilir. Satış baskısının hızlanması halinde ise daha derin bir geri çekilmede 1.740 dolar gündeme gelebilir.
Bitcoin 66.000 Dolar’ın Altına Geriledi: ABD İşsizlik ve Ticaret Açığı Sürprizi
Bitcoin, karışık ABD ekonomik verilerinin ardından perşembe günü 66.000 doların altına geriledi. İlk işsizlik başvuruları beklentileri aşarken dış ticaret açığı sert şekilde büyüdü ve bu durum kripto para piyasalarında yeniden riskten kaçış havası oluşturdu.
Kripto para piyasası genel olarak bugün açıklanan verileri yakından takip ediyor. Haftanın Bitcoin yatırımcı hissiyatı üzerinde etkili olması beklenen ekonomik verileri arasında öne çıkıyordu.
Bitcoin 66.000 Dolar Altına Geriledi: ABD Ekonomisinden Karışık Sinyaller
Çalışma Bakanlığı, yayımladığı rapora göre ilk işsizlik maaşı başvurularının 206.000 olarak gerçekleştiğini açıkladı. Bu veri, geçen haftaki revize edilen 229.000 başvurunun ve piyasa beklentisi olan 225.000’in oldukça altında kaldı.
Dört haftalık hareketli ortalama da 219.000’e gerileyerek, devam eden ekonomik zorluklara rağmen ABD istihdam piyasasının dirençli olduğunu gösterdi.
Aynı zamanda, işsizliğin devamını izleyen başvurular ise 17.000 artarak 1.869.000’e çıktı. Bu da piyasa beklentisi olan 1.860.000’in biraz üzerine işaret etti.
Bu tablo, iş gücü piyasasında sınırlı yeni işe alımların ancak dramatik toplu işten çıkarmaların yaşanmadığı, dengeli ancak hafifçe yumuşayan bir ortam olduğuna işaret ediyor.
Truflation, şu ifadeleri kullandı: ‘[Bu güncellenmiş veriler] işe alımların sınırlı, fakat büyük çaplı işsizlik dalgalarının yaşanmadığı hafifçe yumuşamış fakat dengeli bir iş gücü piyasası tezini destekliyor’ dedi.
İstihdam verileri piyasaları bir nebze sakinleştirse de ABD dış ticaret açığındaki beklenmedik sıçrama yatırımcıları tedirgin etti.
Hazine Bakanlığı, paylaştığı raporda ticaret açığının ocak ayında 70,3 milyar dolara yükseldiğini bildirdi. Beklenti 55,5 milyar dolardı. Bir önceki veriyse 53,0 milyar dolar seviyesindeydi.
Bu artış, yurt içinde süregelen talebin etkisiyle dış dengenin giderek bozulduğunu gösteriyor. Zaten karmaşık makro ortam yaşayan yatırımcılar için tablo bir kat daha belirsizleşti.
Enflasyonda gevşeme işaretleri görülse de Truflation verilerine göre fiyatlar şubat başından bu yana %1’in altında. Kripto para piyasasında ise moraller bozuldu. Bitcoin’in 66.000 doların altına gerilemesi, istihdamdaki güçlenme, zayıf ticaret dengesi ve düşük enflasyonun birleştiği bir dönemde kripto trader’larının satış ağırlıklı pozisyon almasına denk geldi.
Bitcoin fiyat performansı. Kaynak: TradingView
Teknik yatırımcı hissiyatının, ekonomik gelişmelere olan tepkileri nasıl büyütebildiği bu tabloyla öne çıkıyor. Son makroekonomik ortam, yatırımcıları pozisyon azaltmaya ve temkinli duruşa itti; belirsizlik ortamı arttı.
Çalışan piyasasının dayanıklılığı ile rekor seviyedeki ticaret açığı arasındaki ayrışma, mevcut makroekonomik sıkışıklığa ayna tutuyor.
Bu veriler ani bir ekonomik daralma korkusunu azaltacak gibi dursa da sert artan ticaret açığı, eğer daha geniş çaplı talep dengesizliğine işaret ederse riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturabilir.
Güçlü istihdam verileri, %1’in altındaki enflasyon ve büyüyen ticaret açığı birleşince, hem geleneksel hem de dijital piyasalar için tam anlamıyla pamuk ipliğine bağlı bir zemin oluştu.
Trader’lar önümüzdeki dönemde yeni ekonomik açıklamaları, özellikle aralık ayı PCE ve çekirdek PCE ile son çeyrek GSYİH nihai revizyonunu yakından izleyecek. Yatırımcı hissiyatı istikrar kazanacak mı, yoksa volatilite daha da mı artacak, hep birlikte göreceğiz.
Tom Lee’s BitMine Aggiunge 35.000 ETH, Ma le Azioni BMNR Sono in Calo
Tom Lee’s BitMine Immersion Technologies sta aggiungendo ulteriormente un'enorme riserva di ETH, aumentando il suo portafoglio di ben 35.000 Ethereum. Di solito, acquisti così aggressivi inviano un forte messaggio di fiducia agli investitori e supportano il prezzo delle azioni. Tuttavia, il prezzo delle azioni di BitMine è sceso di quasi il 2% nelle ultime 24 ore; la perdita dal 13 febbraio ha superato l'8%.
Questa tabella crea una strana contraddizione. Mentre BitMine accumula continuamente Ethereum, le azioni dell'azienda perdono valore. A prima vista, queste due storie sembrano separate. Tuttavia, approfondendo, potrebbe esserci un punto in comune.
XRP 1,51 Dolar Altında Sıkıştı: 47 Milyon Dolar’lık Short Pozisyon Tehlikede
XRP şu anda uzun süredir devam eden bir fiyat durgunluğu döneminde işlem görüyor ve önemli bir direnç bölgesinin altında yatay seyrediyor. Bu durgun fiyat hareketi tesadüf değil. Vadeli işlemler verileri, yükselişleri engelleyen yoğun bir short kontrat yığılması olduğunu gösteriyor.
Bu güçlü direnç duvarı piyasada gerginlik yaratıyor ve akıllara şu soruyu getiriyor: XRP bir short squeeze başlatıp yükselebilecek mi yoksa 1,50 dolar altında baskılanmaya devam mı edecek?
XRP güçlü dirençle karşı karşıya
Vadeli işlemler piyasası verileri ve likidasyon ısı haritaları yaklaşık 1,51 dolar seviyesinin kritik olduğunu ortaya koyuyor. Bu fiyat noktasında yaklaşık 47 milyon dolarlık XRP short pozisyonları için likidasyon riski var. Bu yoğunluk mevcut fiyat hareketinin üzerinde bariz bir bariyer yaratıyor.
Short kontrat tutan trader’lar bu seviyeyi korumak için teşvik ediliyor. Sert bir yukarı kırılım olursa, short pozisyonlar hızlıca kapanmak zorunda kalabilir. Bu da fiyatı geçici olarak sıçratabilir. Ancak böylesine ani hareketlerde alıcı likiditesi genellikle çabuk tükeniyor. Büyük oyuncular yükselişi satış fırsatına çevirebilir ve bu seviye kalıcı destek yerine kısa vadeli bir tavan haline gelebilir.
Böyle analizler ve daha fazlası için Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan kaydolabilirsiniz.
XRP Likidasyon Isı Haritası. Kaynak: Coinglass
Zincir üstü veriler XRP yatırımcılarında stresin devam ettiğini gösteriyor. Net gerçekleşmiş kar/zarar metriği, yatırımcıların hâlâ zararda satış yaptığını ortaya koyuyor. Sadece 17 şubat günü 117 milyon dolar civarında gerçekleşmiş zarar kaydedildi.
Böylesine bir teslimiyet hissiyatın korku yönlü olduğunu ortaya koyuyor. Pozisyonlarından zarar ederek çıkan yatırımcılar, yakın vadede toparlanmaya güven duymadıklarını gösteriyor. Devam eden zarar satışları, satış baskısı azalmadıkça yükseliş tarafındaki ivmeyi sınırlayabilir.
Satışlar sürerken başka bir yatırımcı grubu direnç gösteriyor. Pek çok XRP yatırımcısı hâlâ zararda olsa da pozisyonda kalıp satmak yerine hodl yapmayı tercih ediyor. Bu tavır, orta vadeli yatırımcıların kararlılığını gösteriyor.
Üç ay ile altı ay arası hodl eden yatırımcıların oranında belirgin bir artış var. Toplam XRP arzı içerisindeki payları %8’den %15’e yükseldi. Bu cüzdanlar olgunlaştıkça, ellerindekini satmak istememeleri panikle satış yapanlara karşı denge yaratabilir ve fiyat hareketini istikrara kavuşturabilir.
Yazı anında XRP fiyatı 1,43 dolar civarında. Token hâlen 1,51 dolar direncinin altında ve bu seviye 61,8 Fibonacci düzeltme oranıyla da örtüşüyor. Bu engeli destek olarak geri almak teknik anlamda olumlu olur ve toparlanma ihtimalini artırır.
Şu anki koşullarda, fiyat durgunluğunun kısa vadede sürmesi daha olası. 1,44 dolar ve 1,27 dolar seviyeleri önemli destek olarak öne çıkıyor. 1,51 dolarda yaşanan reddedilmeler XRP’yi bu bantta tutabilir. Zararda satış yapan yatırımcılardan gelen baskı da bu yatay fiyat yapısını güçlendirebilir.
XRP Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Ancak kripto para piyasasında hissiyat bir anda değişebilir. Short satıcılar kontrolü kaybeder ve 1,51 dolar seviyesi desteğe dönüşürse, yukarı yönlü potansiyel artar. Böyle bir yukarı kırılım XRP’yi 1,62 dolar üstüne taşıyabilir ve yeni alıcıları çekebilir. Bu senaryo, kısa vadeli düşüş anlatısının geçersiz kalmasını sağlar ve piyasa yapısını hızla değiştirebilir.
Base, Optimism’den Çıktı: %23 Düşüşle Yeni Tüm Zamanların En Düşük Seviyesi
Optimism, yoğun satış baskısının etkisiyle tüm zamanların en düşük seviyesine geriliyor. OP fiyatı son 24 saatte %23 düşerek kırılgan trendini derinleştiriyor. Zayıf likidite ve negatif yatırımcı hissiyatı haftalardır altcoin’i baskı altında tutuyor.
Düşüş, Coinbase’in Katman 2 ağı Base’in Optimism OP Stack’ten uzaklaşacağını açıklamasıyla hız kazanıyor. Base, bundan sonra kendi birleşik teknoloji altyapısını geliştireceğini resmen duyurdu. Bu karar, ekosistemdeki önemli bir katalizörü devre dışı bırakarak satış ivmesini artırdı.
Optimism balina’ları iş başında
Bu sert düşüşe rağmen balina adresleri OP token’ları toplamaya devam ediyor. Cüzdanında 1 milyon ile 10 milyon OP bulunan adresler, son bir ayda 60 milyon OP biriktirdi. Güncel fiyatlarla bu birikimin değeri yaklaşık 8,43 milyon dolar olarak hesaplanıyor.
Bu alımlar, büyük yatırımcıların uzun vadede kararlılık gösterdiğini ortaya koyuyor. Balina’lar genellikle kapitülasyon evrelerinde alım yaparak toparlanma sürecine hazırlık yapar. Ancak, genel piyasa zayıflığı yatırımcıların önünde engel olmaya devam ediyor. Makro belirsizlikler ve azalan risk iştahı, balina desteğinin Optimism fiyatı üzerindeki etkisini şimdilik sınırlandırıyor.
Böyle daha fazla token analizine ulaşmak ister misiniz? Editör Harsh Notariya’nın günlük kripto para bültenine buradan kayıt olabilirsiniz.
Optimism Balina Pozisyonları. Kaynak: Santiment
Türev piyasa verileri, düşüş yönlü pozisyonların kalıcılığını gösteriyor. Likidasyon haritası, OP kontratlarında ciddi oranda short pozisyon ağırlığına işaret ediyor. Trader’lar, yükselişten ziyade devam eden düşüşten faydalanmaya odaklanmış durumda.
Short pozisyonlar yaklaşık 7,9 milyon dolar seviyesinde. Bu dengesizlik, düşüş yönlü oyuncularda yüksek kararlılığı yansıtıyor. Vadeli işlemler trader’ları düşüş momentumunu korudukça, olası yükselişler agresif short satış ve hedge pozisyonlarıyla karşılanabilir.
OP Likidasyon Haritası. Kaynak: Coinglass OP Fiyatı Tüm Zamanların En Düşük Seviyesine Doğru İlerliyor
Optimism fiyatı şu anda 0,143 dolar seviyesinden işlem görüyor ve tüm zamanların yeni en düşük seviyesi olan 0,140 dolara kadar geriledi. Bu hızlı kırılım, yapısal zayıflığın altını çiziyor. Base açıklamasının ardından gelen satış baskısı hâlâ sürüyor.
Altcoin, 2026’daki zirvesinden bu yana %61 değer kaybetti. Teknik göstergelerde henüz net bir toparlanma belirtisi yok. Fiyatın kalıcı olarak 0,140 doların altına inmesi halinde, bir sonraki destek olarak 0,119 dolar seviyesi gündeme gelebilir. Böyle bir düşüş, yakın zamanda alım yapan yatırımcıların zararlarını daha da derinleştirebilir.
OP Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Ancak bir umut ışığı hâlâ var: Eğer balina alımları güçlenirse toparlanma mümkün olabilir. Balina girişlerinin likiditeyi artırmaya başlaması durumunda, OP yeniden yükseliş denemesi yapabilir. 0,181 dolar seviyesinin destek olarak kazandırılması halinde, kısa vadeli düşüş senaryosu geçerliliğini yitirir ve yatırımcı güveninde yeni bir artış sinyali oluşur.
Arkham ile Ayı Piyasasında Kar Etmenin 6 Etkili Yolu
Kripto para piyasasında uzun süredir devam eden düşüş, sektördeki korkuyu artırıyor; varlık fiyatlarındaki gerileme portföy değerlerini eritiyor ve yatırımcı hissiyatı üzerinde baskı yaratıyor.
Böylesi belirsiz bir ortamda Arkham, yatırımcıların mevcut ayı piyasasında yollarını bulabilmesi ve hatta kazanç elde edebilmesi için altı stratejik yaklaşımı öne çıkarıyor.
Ayı Piyasasında Yol Almak İçin 6 Temel Strateji
Arkham, ayı piyasasının varlık fiyatlarının son zirvelerden en az %20 oranında gerilemesi ve bu düşüşün belirli bir süre boyunca devam etmesiyle tanımlandığını açıkladı. Geleneksel piyasalarda bu tür düşüşler, birkaç haftadan çok daha uzun, hatta yıllarca sürebiliyor.
Kripto para piyasasında ise düşüşler genellikle çok daha sert yaşanıyor. Şirket, ciddi ayı döngülerinde varlık fiyatlarında tepeden itibaren %70 ila %90’lara varan değer kayıplarının olağan olduğunu belirtiyor.
‘Ayı piyasasında, fiyatlarda daha düşük zirveler ve daha düşük dipler baskın olur, birçok zaman diliminde net bir aşağı trend oluşur…Ayı piyasalarında çoğunlukla trading hacimleri düşer çünkü katılımcılar pozisyonlarını kapatır ya da daha fazla zarar riskinden kaçınmak için kenara çekilir. Bu durum likiditenin azalmasına, dolayısıyla fiyat hareketlerinin daha da volatil hale gelmesine yol açar,’ raporda belirtildi.
Arkham, ayı piyasalarında disiplinli risk yönetimi ve doğru taktiklerle yaklaşıldığında, trading fırsatlarının da ortaya çıkabileceğini paylaşıyor. Rapor, yatırımcıların pozisyon yönetimi ve düşüşten fayda sağlayabilmeleri için kullanılabilecek çeşitli yöntemlere dikkat çekiyor.
1. Short Selling Nedir?
Arkham’a göre, düşen fiyatlardan kazanç sağlamanın en basit yolu short yapmak. Bu strateji, bir dijital varlığın ödünç alınarak mevcut piyasa fiyatı üzerinden satılması ve ardından daha düşük bir fiyattan geri alınıp borcun kapatılması esasına dayanıyor. İki fiyat arasındaki fark yatırımcıya kar olarak dönüyor.
Ancak Arkham, short işlemin ciddi risk taşıdığı konusunda uyarıyor. Çünkü kripto paraların fiyatı teorik olarak sınırsız yükselebileceği için potansiyel zarar limiti bulunmuyor.
‘Bu nedenle, trader’lar uygun pozisyon boyutlaması yapmalı ve risklerini sınırlandırmak adına mutlaka zarar kes (stop-loss) emirleri kullanmalı,’ ifadeleri yer aldı.
2. Opsiyon’lar ve Ters Ürünler
Daha kontrollü bir risk almak isteyen trader’lar için Arkham, put opsiyonlar ve ters ürünler gibi araçlara dikkat çekiyor.
‘Bu iki ürün de fiyatlar düştükçe değer kazanır ancak her biri farklı mekanizmalarla çalışır. Short işlemin aksine, bu ürünlerde zarar limiti, yatırımcının ürüne yatırdığı sermaye kadardır,’ diye belirtti Arkham.
Kısaca, put opsiyon yatırımcıya belirli bir sürede ya da vade sonunda bir varlığı sabit bir fiyattan satma hakkı (ama zorunluluğu değil) tanır. Fiyat, kullanım fiyatının altına inerse opsiyon genelde değer kazanır. Bu stratejinin en büyük avantajıysa, yatırımcının maksimum zararı ödediği prim kadar olmasıdır.
Ters ürünler ise dayanak varlığın fiyat hareketinin tam tersine ilerleyecek şekilde tasarlanır. Yani varlık değeri düştükçe ters ürün yükselir. Bu ürünler genellikle günlük ters getiriyi takip eden ters ETF’leri kapsar ve klasik short pozisyona girmeden risk alma imkanı sunar.
3. Aralıkta Trading
Arkham, ayı piyasasının daha durgun etaplarında ise aralık trading’inin (range trading) potansiyel bir strateji olabileceğini vurguluyor. Fiyatlar belli bir destek ve direnç aralığında sıkıştığında, yatırımcılar alt banttan alım ve üst banttan satış fırsatlarını kovalayabilir.
Şirkete göre, bu strateji dik satış dalgalarında değil, yatay seyirde daha etkili oluyor. Çünkü agresif düşüşler teknik aralıkları hızlıca geçersiz kılabiliyor.
4. Birikim Dönemi
Aktif trading’in ötesinde Arkham, seçici birikimin önemine dikkat çekiyor. Raporda, birikim stratejilerinin hızla kazanç beklentisi yerine, kaliteli varlıkların düşük fiyatlardan kademeli alımına odaklanması gerektiği vurgulanıyor.
‘Bu yaklaşım kısa vadeli kazanç değil, bir sonraki boğa döngüsü için pozisyon almak anlamına gelir. Ayı piyasasında disiplinli birikim yapmak tarihte sabırlı yatırımcılar için yüksek getiri sağladı; tabii doğru varlık seçiminin gelecekteki boğa piyasasında başarı için kilit olduğunu unutmamak gerekiyor,’ diye ekledi şirket.
5. Stablecoin Getirileri
Daha temkinli yatırımcılar için ise Arkham, stablecoin kazanç stratejilerinin bekleme dönemlerinde portföyü koruyup gelir yaratmayı sağlayabileceğinin altını çiziyor. Raporda şöyle deniyor:
‘Ayı piyasasında stablecoin getirileri genelde düşer ancak sermayenin stablecoin’de korunması ve gelir elde edilmesi, hem değer kaybına karşı koruyucu olur hem de gelecekte fırsatlar için sermaye artışı sağlar.’
6. Scalping ve Günlük Trading
Arkham, ayı piyasasında scalping ve günübirlik trading’in de fırsatlar sunabileceğine dikkat çekiyor. Bu yöntemler, uzun vadeli trend dönüşünü beklemek yerine kısa vadeli fiyat hareketlerinden kazanç sağlamaya odaklanıyor.
Volatil piyasa koşullarında gün içi sert fiyat değişimleri, likidite boşlukları ve panik satışları, sık sık giriş ve çıkış fırsatları yaratıyor.
‘Ayı piyasasında belirli trading seanslarında öngörülebilir fiyat hareketleri görülebilir, bu da tecrübeli kısa vadeli trader’ların küçük kazançları sürekli toplamasını sağlar,’ diye belirtti Arkham.
Scalper’lar genellikle dakikalar içinde oluşan küçük fiyat verimsizliklerini hedef alıyor. Diğer yandan gün içi trader’lar ise daha geniş vadeli, gün içi momentum değişimlerinden fayda sağlamayı amaçlıyor.
Son olarak Arkham, ayı piyasasında yapılan trading işlemlerinin ciddi riskler barındırdığını vurguladı. Düşen likidite, spread’lerin artmasına ve fiyat kaymalarına neden olabiliyor.
Aynı zamanda artan kayıplar duygusal baskıyı da artırabiliyor ve trader’ların planlarından vazgeçip disiplinlerini kaybetme olasılığını yükseltebiliyor.
IMF: Klasik Portföy Çeşitlendirmesi Çökerken Altın ve Gümüş Piyasayı Dengeledi
Modern yatırımcılığın temelini oluşturan klasik 60/40 hisse-senedi-tahvil portföyü, artık yatırımcıların eskisi kadar güvenle sığındığı bir liman olmayabilir.
Pandemi başladığından beri, borsalar ve tahviller özellikle piyasalarda stres yaşandığında aynı yönde hareket ediyor. Bu durum yıllardır süregelen geleneksel çeşitlendirmenin etkisini zayıflattı ve hem kurumsal hem de bireysel yatırımcılar için risk sahasını bambaşka bir noktaya taşıdı.
Hisse Senetleri ve Tahviller Portföyleri Artık Korumuyor: Altın ve Gümüş Yükselişte
Uluslararası Para Fonu (IMF), geleneksel hedge stratejilerinin bozulmasının finansal piyasaları kökten değiştirdiği konusunda uyarıyor.
‘Son yıllarda çeşitlendirme daha da zorlaştı. Hisse senetleri ve tahviller giderek birlikte değer kaybediyor, yatırımcıların onlarca yıldır dayandığı temel bir hedge zayıflıyor. Bu değişim hem yatırımcılar hem de finansal istikrar açısından yeni riskler ortaya çıkarıyor’ diye belirtti IMF analizine dair paylaştığı gönderide.
Tarihte tahviller, borsalardaki düşüşlere karşı bir tampon görevi görürdü. Hisse senedi piyasası düştüğünde yatırımcılar Amerikan hazine tahvillerine yönelir, bu da portföyleri dengeler ve kayıpları sınırlandırırdı.
Bu tümden zıt ilişki; emeklilik fonlarına, sigorta şirketlerine ve risk-parite stratejilerine öngörülebilir volatiliteye göre hareket etme avantajı tanıyordu.
Ancak bu denge 2019’un sonlarında bozulmaya başladı ve pandemiyle birlikte süreç hızlandı. Artık ani piyasa satışlarında hem hisse senetleri hem tahviller birlikte düşüyor, kayıplar birbirini besliyor ve volatilite katlanıyor.
S&P500 ve ABD 10 Yıllık Hazine Tahvilleri Performansı. Kaynak: TradingView
Bu tablonun etkileri oldukça büyük. Hedge fon’ları ve geçmiş korelasyonlara dayanan risk-parite stratejileri, kriz dönemlerinde artık zorunlu kaldıraç azaltma baskısıyla karşı karşıya kalabilir.
Gelenekselde daima temkinli olan emeklilik fon’ları ve sigorta şirketleri bile ani dalgalanmalara daha açık hale geldi, bu da sistematik riskleri artırıyor.
Risk paritesi, hedge fon’ları ve ABD Hazine Tahvilleri. Kaynak: IMF Araştırması Portföylerin Yeni Can Simi: Altın, Gümüş ve Alternatif Varlıklar
Klasik hedge yöntemleri zayıfladıkça, yatırımcılar devlet dışı varlıklara yönelmeye başladı. Altın 2024 başından bu yana iki katından fazla değer kazandı. Son çeyreklerde ise gümüş, platin ve paladyum fiyatlarındaki artış dikkat çekiyor. İsviçre frangı gibi para birimleri de alternatif güvenli liman olarak öne çıkıyor.
‘IMF bile tahvillerin çeşitlendirme avantajlarının kaybolduğunu kabul etti! Yatırımcılar buna göre pozisyon almalı! Nadir varlıklara yatırım yapın!’ diye ifade etti piyasa stratejisti Jeroen Blokland.
Bu kaymanın arka planında ise karmaşık ekonomik baskılar yer alıyor. Kamu borcubundaki artışı finanse etmek için tahvil arzının yükselmesi, vadeye göre artan risk primleri ve merkez bankalarının bilanço küçültmede yavaşlaması; devlet tahvillerinin koruyucu niteliğini zayıflattı.
Birçok gelişmiş ülkede hedefin üzerinde kalan enflasyon, tahvilleri hedge olarak daha da cazibesiz kılıyor.
IMF’ye göre çözüm sadece alternatif varlık almak değil. Politika yapıcıların maliye ve para politikası frameworklerine güveni yeniden tesis etmesi şart.
Merkez bankaları, kriz anında tahvil piyasalarını dengede tutmak için müdahale edebilir. Ancak bu tür acil önlemlerin de bir sınırı var.
Güvenilir mali disiplin ve kalıcı fiyat istikrarı sağlanmadığı sürece, devlet tahvilleri çalkantılı dönemlerde portföyler için sağlam bir dayanak olma özelliğini sürdüremiyor.
Yatırımcılar açısından riski tamamen yeniden ele alma vakti geldi. Çeşitlendirme stratejileri artık geleneksel varlıklar arasındaki artan korelasyonu dikkate almalı ve portföylerde emtia ile özel varlıklara daha fazla yer açılmalı: Elbette bu varlıkların da kendine özgü riskleri söz konusu.
Otomatik hedge dönemi bitti. Altın, gümüş ve diğer devlet dışı değer varlıkları artık sadece çeşitlendirici değil. Gittikçe öngörülemez hale gelen piyasalarda temel denge unsuru olarak öne çıkmaya başladılar.
Avviso del %40 su HBAR di nuovo in discussione: risulta possibile un risultato diverso in base alle posizioni
Hedera (HBAR) ha perso circa il %3,5 di valore nelle ultime 24 ore, ma mantiene quasi il %6 di guadagno su base settimanale. Questa situazione indica un crescente conflitto tra acquirenti e venditori. Ora è riapparso un segnale di avviso familiare nel prezzo di HBAR!
Lo stesso segnale ha recentemente causato una diminuzione di oltre il %40. Tuttavia, questa volta il modo in cui i trader si posizionano, la forza della domanda e i livelli di supporto tecnico suggeriscono che potrebbe verificarsi un risultato diverso.
Kripto Para Kimler İçin Tasarlandı? Uzmanlara Göre Cevap İnsanlar Değil
Dragonfly yönetici ortağı Haseeb Qureshi’ye göre kriptoda yaşanan sürekli sürtüşmenin temelinde daha derin bir uyumsuzluk yatıyor: Kripto para mimarisi, insanlardan çok yapay zeka (AI) agent’larına daha uygun görünüyor.
Ona göre, kripto paranın sıkça konuşulan başarısızlık nedenleri aslında tasarım hatası değil; insanların hiçbir zaman kriptonun ana kullanıcı kitlesi olmaması gerektiğinin sinyalleri.
İnsan-Kripto Para Uyum Sorunu
X’te paylaştığı detaylı gönderide Qureshi, insan karar alma süreciyle blockchain’in deterministik mimarisi arasında temelden farklılıklar olduğunu ileri sürdü. Sektörün ilk vizyonunda akıllı kontrat’ların yasal anlaşmalar ve mahkemelerin yerini alacağı, mülkiyet haklarının doğrudan zincir üstünde (on-chain) güvence altına alınacağı bir dünya hayal edilmişti.
Ancak bu dönüşüm gerçekleşemedi. Dragonfly gibi kripto odaklı şirketler bile hâlâ geleneksel yasal kontrat’lara güveniyor.
Yatırım yapmak için bir girişimle anlaşma imzalarken biz bir akıllı kontrat ile değil, yasal kontrat ile ilerliyoruz. Girişim de aynı yolu seçiyor. Hiçbirimiz yasal bir teminat olmadan sürece kendimizi rahat hissetmiyoruz… Hatta zincir üstünde bir hak ediş programı (vesting) kontrat’ı olduğu durumlarda dahi, genellikle yine yasal bir kontrat oluyor dedi.
Qureshi’ye göre sorun teknik arızada değil, sosyal uyumsuzlukta yatıyor. Blockchain sistemleri tasarlandığı gibi çalışıyor fakat insan davranışları ve hatalar dikkate alınarak inşa edilmemiş durumda. Ayrıca bu durumu geleneksel bankacılıkla da kıyasladı: Yüzyıllar boyunca insanların hata yapma ihtimali ve suiistimal düşünülerek evrilen bir sistem…
Banka, ne kadar sorunlu olsa da, insanlar için tasarlanmıştı diye ekledi. Bankacılık sistemi, insana özgü zaaflar ve hata biçimleri dikkate alınarak, yüzlerce yıl boyunca şekillendirildi. Bankacılık, insana uyumlu. Kripto öyle değil dedi.
Ayrıca uzun kriptografik adreslerin, körü körüne imza atmanın, değiştirilemez işlemlerin ve otomatik uygulamaların, insanların parayla ilgili sezgileriyle örtüşmediğini de vurguladı.
Bu yüzden 2026 yılında bile, bir işlemi körü körüne imzalamak, eski onaylara sahip olmak ya da yanlışlıkla bir ‘drainer’ı açmak hâlâ tedirgin edici. Kontrat’ı kontrol etmemiz, alan adını iki kez kontrol etmemiz, adres sahteciliğine karşı tarama yapmamız gerektiğini biliyoruz. Bunların hepsini, her seferinde yapmamız gerektiğini de biliyoruz. Fakat yapmıyoruz. Çünkü insanız. Ve işte asıl gösterge burada; kripto para, biz insanlar için hep biraz şekilsiz kaldı dedi.
AI Agent’lar: Kripto Paranın Gerçek Doğal Oyuncuları mı?
Qureshi, AI agent’larının kripto’nun mimarisine çok daha doğal bir şekilde uyum sağlayabileceğini öne sürdü. Çünkü AI agent’lar asla yorulmuyor, doğrulama adımlarını atlamıyor.
Kontrat mantığını analiz edebiliyor, uç senaryoları simüle edebiliyor ve elbette işlemleri hiç tereddüt etmeden gerçekleştirebiliyorlar. İnsanlar yasal sistemlere daha çok ağırlık verse de AI agent’lar kodun determinist yapısına daha sıcak bakabilir. Ona göre,
Bu anlamda kripto para, kendi içinde kapalı, tamamen okunabilir ve para üzerindeki mülkiyet hakları açısından tamamen deterministik bir sistem. Bir AI agent’ın finansal bir ekosistemde isteyeceği her şey burada var. Bizim insanlar olarak katı ve problemli gördüğümüz kurallar, AI agent’ları için iyi yazılmış bir teknik dokümana dönüşüyor…Hukuki açıdan da geleneksel para sistemimiz insanlar için inşa edildi, yapay zeka için değil dedi.
Qureshi, gelecekte kripto arayüzlerinin “tamamen yapay zekanın yönettiği otonom bir cüzdan” olacağını tahmin etti. Bu modelde, finansal işlemler AI agent’lar tarafından kullanıcılar adına yürütülecek.
Ayrıca otonom agent’ların birbirleriyle doğrudan işlem yapabileceğini, kripto’nun sürekli açık ve izinsiz altyapısının makineden makineye (machine-to-machine) işleyen ekonominin temeli olabileceğini ileri sürdü.
Bence şu: Kriptonun insanlara hep hatalı gelen ‘başarısızlık biçimleri’ aslında hiçbir zaman hata değildi. Bunlar, insan kullanıcıların yanlış taraf olduğunu gösteren işaretlerdi. 10 yıl sonra, insanları bizzat kripto ile uğraştırdığımız günlere hayretle bakacağız diye vurguladı.
Ancak böyle bir dönüşümün bir gecede gerçekleşmeyeceğinin de altını çizdi. Çünkü teknolojik sistemlerin kitlesel benimsenmesi için çoğu zaman tamamlayıcı yeniliklerin olgunlaşması gerekir.
GPS’in akıllı telefonu beklemesi gerekti. TCP/IP’nin tarayıcıyı beklemesi gerekti dedi Qureshi. Kripto için de belki bu yan ürün AI agent’larıdır dedi.
Kısa süre önce Bankless kurucusu Ryan Adams da kripto paralarda benimsenmenin zayıf kullanıcı deneyimi nedeniyle yavaşladığını savunmuştu. Ancak, insana “kötü arayüz” gibi gelen şeylerin, AI agent’ları için tam tersi, ideal bir deneyim olabileceğini ifade etti.
Adams, milyarlarca AI agent’ının kripto para piyasasını bir gün 10 trilyon dolar seviyesinin ötesine taşıyacağını öngördü.
Bir–iki yıl içinde milyarlarca agent olacak, çoğu cüzdana sahip olacak (ertesi yıl bu sayı trilyonlara ulaşacak). “AiFi anlatısı”, 2019’da DeFi’ın yeraltı hareketi gibi daha yeni taban buluyor. Kuru odun birikiyor, ancak bir noktada tutuşacak. Şu an kimse dikkat etmiyor, çünkü fiyat düşük… ama inanıyorum ki AI agent’lar trilyonlarca kripto cüzdanına ulaşacak. AiFi, DeFi’ın yeni sınırı dedi paylaşımında.
Makine-odaklı kripto yaklaşımı güçlü olsa da, halen ciddi sınırlar var. AI agent’ları işlemleri kendi başına yürütse de, nihai sorumluluk yine insanlara veya kurumlara ait olacağı için yasal sistemlerin önemi sürecek.
Deterministik akıllı kontrat’lar belirsizliği azaltsa da, açıkların, yönetim hatalarının veya sistemsel risklerin tamamen ortadan kalkmasını sağlamıyor. Son olarak, eğer AI birincil arayüz haline gelirse kriptonun, alternatif finansal düzen olmaktan çıkarak, arka planda çalışan bir altyapı rolüne evrilebileceğini de hatırlatmak gerekir.
Ethereum 2026 Protokol Önceliklerini Açıkladı: ETH Fiyatı İçin Ne Anlama Geliyor?
Ethereum Foundation, 2026 “Protokol Öncelikleri Güncellemesi”ni yayımlıyor ve Ethereum topluluğunun ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verebilmek için yol haritasının yapılandırmasını güçlendiriyor.
Bu stratejik yol haritası, ETH yıl başından bu yana %33’ten fazla değer kaybederken geliyor. Şimdi ana soru: Bu teknik girişimler ETH fiyatında somut bir etki oluşturabilecek mi?
Ethereum 2026’da Kullanıcıları Neler Bekliyor?
Blogda aktarıldığına göre, bu yıl protokol geliştirme çalışmaları üç ana başlık altında toplanıyor. İlk başlık olan “Scale” yani Ölçeklendirme, daha önce ayrı ilerleyen Scale L1 ve Scale Blobs çalışmalarını birleştiriyor.
Geliştiriciler, Katman 1’in gas limitini 100 milyonun üzerine çıkarmayı hedefliyor. Bu başlık ayrıca yaklaşan Glamsterdam yükseltmesinin ölçeklenebilirlik bileşenlerini, gas fiyatlandırmasındaki değişiklikleri ve blob parametrelerinde daha ileri artırımları kapsıyor.
Bunlara ek olarak, geliştiriciler zkEVM attester clientı prototip aşamasından üretim seviyesine taşımak istiyor. State ölçeklendirmesi öncelikli diğer bir başlık. Kısa vadeli adımlar arasında fiyatlandırma düzenlemeleri ve geçmiş verilerin süresinin dolması yer alıyor. Uzun vadeli planda ise binary ağaç yapısına ve “stateless” sisteme geçiş hedefleniyor.
Kullanıcı deneyimi ise 2026 yol haritasında öne çıkan ikinci başlık. Ethereum, yerel hesap soyutlaması ve birlikte çalışabilirlik konularına ağırlık verecek. EIP-7701 ve EIP-8141 gibi teklifler, akıllı hesap mantığını doğrudan Ethereum’a yerleştirmeyi amaçlıyor.
Blogda ‘Bu çalışmalar, kuantum sonrası çağa hazırlıkla da kesişiyor çünkü yerel hesap soyutlaması, ECDSA tabanlı doğrulamadan uzaklaşmak için doğal bir geçiş yolu sunuyor. Buna ek olarak, EVM’de kuantuma dayanıklı imzaların doğrulanmasını çok daha gas dostu hale getirebilecek çeşitli teklifler geliştirilmekte’ ifadelerine yer verildi.
Ayrıca geliştiriciler mevcut standartları temel alarak, Katman 1’de daha hızlı onaylar ve kısa sürede gerçekleşen kesinleşmeler ile zincirler arası güvenli, güvene ihtiyaç duymayan L2 etkileşimlerini mümkün kılmak istiyor.
Son olarak, Ethereum artık daha fazla dayanıklılık üzerinde duracak. Yeni “Harden the L1” başlığında ağın güvenliği güçlendirilecek. Bunun içinde kuantum sonrası çağ hazırlıklarını daha ileriye taşımak, sansür direnci araştırmalarına hız vermek ve test altyapısını büyütmek var. Böylece ağ daha hızlı yükseltmelere adapte olabilecek.
Blog, bir sonraki büyük ağ yükseltmesi olan Glamsterdam’ın 2026 yılının ilk yarısında planlandığını doğruluyor. Hegotá yükseltmesinin ise yıl sonunda gelmesi bekleniyor.
Ekip şu yorumu yaptı: ‘Paralel çalıştırma, çok daha yüksek gas limitleri, yerleşik PBS, devam eden blob ölçeklendirmesi ve sansür direnci, yerel hesap soyutlaması ve kuantum sonrası güvenlikte kayda değer ilerleme hedefi net şekilde ortaya kondu’ dedi.
Ethereum’un Yeni Güncellemesi Performansı Artıracak: ETH Fiyatı Yükselecek mi?
Bu yılki plan, ekibin “Ethereum’un protokol seviyesinde en verimli yılları” olarak tanımladığı dönemin ardından geliyor. O süreçte geliştiriciler Pectra ve Fusaka olmak üzere iki büyük yükseltmeyi hayata geçirdi.
BeInCrypto’nun daha önce bildirdiği üzere Pectra yükseltmesi, ağda büyük bir hareketlilik yaratarak fiyata olumlu katkı sağladı. Yükseltme sonrası Ethereum 24 saatte %31 değerlendi.
Bu, 2021’den bu yana yaşanan en büyük günlük yükselişti. Ancak dikkat çekmek gerekir ki genel kripto para piyasası o günlerde zaten yükseliş yönlüydü.
Takip eden aylarda, piyasa koşullarının destekleyici olması ve yatırımcı hissiyatının güçlenmesi ETH’nin çıkışını sürdürdü. Bu ivme, varlığı ağustos ayında rekor bir seviyeye taşıdı.
Fusaka ise, daha dalgalı bir dönemde piyasaya sürüldü. Genel piyasa fiyat durgunluğu yaşarken ETH üzerindeki baskı azalmadı. Yükseltme sonrası varlıkta mütevazı kazanımlar yaşansa da düşüş eğilimi sürdüğünden kalıcı bir yukarı hareket görülmedi.
Bu farklı sonuçlarla gözler şimdi yılın ilk yarısında gelmesi beklenen Glamsterdam yükseltmesine çevrilmiş durumda. Şubat ayı itibarıyla ETH hala piyasadaki rüzgâra karşı koymakta zorlanıyor. Haberin yazıldığı sırada varlığın fiyatı 1.979 dolar seviyesindeydi.
Yine de tek başına bir protokol güncellemesinin bu eğilimi tersine çevirip çeviremeyeceği net değil. Anlamlı bir toparlanma için hem piyasa koşullarının iyileşmesi hem de teknik ilerlemeler gerekecek gibi görünüyor.
Pratikte, Ethereum’un 2026 yol haritası anlık bir fiyat sıçraması yaratmak için değil, daha çok uzun vadeli değer sunmak için hazırlandı. Ölçeklenebilirlik, kullanıcı deneyimi ve ağ dayanıklılığındaki gelişmeler, zaman içinde benimsenmeyi artırabilir ve kurumsal güveni güçlendirebilir.
Anlık fiyat hareketlerini ise kısa vadede gelişim adımlarından ziyade makroekonomik eğilimler ve piyasa hissiyatı belirleyecek.
Kalshi’nin Topluluğu Fed Ekonomistleriyle Yarışıyor: Piyasalar Para Politikasını Tahmin Edebilir mi?
Tahmin piyasaları, hem itibar kazanıyor hem de tartışmaların odağında yer alıyor. Yakın tarihli bir araştırma, piyasa bazlı tahminlerin artık aylara yayılan dönemde geleneksel ekonomik öngörülerle başa baş rekabet ettiğini gösteriyor.
Uzmanlar, gerçek parayla çalışan ve sürekli güncellenen bu piyasaların, politika yapıcılar ve araştırmacılar için makroekonomik beklentiler konusunda canlı ve bilgi açısından zengin bir referans sunabileceğini savunuyor.
Prediction Markets: Artan Doğruluk ve Düzenleyici Mücadele
Yapılan güncel bir analize göre Kalshi’nin federal fon hedef faiz oranına dair ima ettiği tahminler, yaklaşık 150 günlük bir sürede ortalama mutlak hata açısından ABD New York Merkez Bankası’nın Profesyonel Tahminciler Anketi’yle benzer doğruluk sağladı.
Daha basit anlatmak gerekirse çalışma gösteriyor ki: Politika yapıcıların üç toplantısını kapsayan 150 gün ileriye dönük piyasa bahisleri, New York Fed’in önde gelen ekonomistlerinin tahminleri kadar isabetli.
Ancak Kalshi ve benzeri platformlar daha fazla tanındıkça düzenleyici baskı da artıyor. ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) Başkanı Michael Selig, bu tahmin piyasaları üzerinde münhasır federal denetim kurma niyetinde olduklarını açıkladı.
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) yetkilisi, ‘Mahkemede görüşürüz’ dedi ve 9. Temyiz Mahkemesi’ne, Crypto.com ile Nevada Kumar Denetim Kurulu arasındaki davaya yönelik amicus brief (destek dilekçesi) sundu.
Bu anlaşmazlığın temelinde federal emtia yasalarının, eyaletlerin kumar düzenlemelerinden baskın olup olmadığı yatıyor. Geçen yıl Nevada, Crypto.com’un spor etkinliklerine dair sözleşmelerini engellemiş ve bunları lisanssız kumar girişimi olarak nitelendirmişti.
Crypto.com ise, ürünlerinin CFTC’nin yetki alanında olduğuna ve federal düzeyde regüle edilen türevler olduğuna dikkat çekti. Bölge mahkemesi Nevada lehine karar verdi. Şimdi süreç 9. Temyiz Mahkemesi’nde devam ediyor.
Eski CFTC Başkanı Chris Giancarlo da süreci destekleyen bir dilekçe sundu. Giancarlo, eyalet müdahalesinin artmasının, türev piyasalar için oluşturulan tek tip regülasyon framework’ünü tehdit ettiğini belirtti.
Tahmin Piyasasında Siyasi Tepki ve Kurumsal Bahisler Tartışmayı Alevlendiriyor
Siyasi tepki ise gecikmedi. Utah Valisi Spencer Cox, tahmin piyasalarını ‘kumar; hem de en saf haliyle’ olarak nitelendirdi. Cox, federal yetki aşımına karşı her anayasal yetkisini kullanacağını vurguladı.
Elizabeth Warren da benzer endişeleri dile getirdi ve CFTC’yi, eyaletlerin yetkisini elinden almakla suçladı. Warren, kurumun geleneksel türev piyasaları korumasına ağırlık vermesi, ‘ahlaksız politikacıların işini kolaylaştırmak’ yerine kamu güvenliğine odaklanması gerektiğini belirtti.
Bütün bu regülasyon karmaşası içinde kurumsal oyuncular da sektörde pay kapma yarışına girdi. Bitwise Asset Management, SEC’e başvuruda bulunarak ‘PredictionShares’ çatısı altında seçim bazlı tahmin kontratlarını takip eden ETF’ler başlatmak istediğini belirtti. Ancak uzmanlar bunu oldukça tartışmalı buluyor.
‘Tahmin piyasası ETF’leri bana akıl almaz geliyor. Bitwise, 2028 ABD başkanlık seçimlerine bağlı ETF başlatmak için başvurdu. Artık seçim ihtimallerini bile alınıp satılabilen bir ürüne dönüştürüyoruz. Bu noktada hiçbir şeyin sınırı kalmadı. Siyaset, yatırımcı hissiyatı, volatilite – her şey finansallaşıyor. Madem öyle, her şeyi bir kumarhaneye çevirmediğimiz kaldı!’ Coin Bureau CEO’su Nic Puckrin dedi.
Roundhill Investments ve GraniteShares de benzer başvurular yaptı. Bu tablo, tahmin piyasalarına regüle ve ana akım pozisyon alma talebinin oldukça yüksek olduğunu gösteriyor.
Polymarket gibi platform’lar, seçimler, jeopolitik gelişmeler ve spor etkinlikleri gibi alanlarda kullanıcı etkileşimlerini artırmaya devam ediyor.
Federal ve eyalet arasındaki çekişmenin sonucu ise; tahmin piyasalarının merkezi finansal altyapının kalıcı bir parçası mı olacağı yoksa hep tartışmalı ve parça parça mı kalacağı belirleyecek gibi görünüyor.
Bu arada Kalshi verileri geleneksel ekonomik tahminlere kafa tutarken, hem güvenilirlik hem de kontrol üzerindeki tartışma hararetleniyor. Bu durum, tahmin piyasalarını finans, hukuk ve siyasetin tam kesişiminde adeta bir ateş hattına dönüştürüyor.
Injective (INJ), DeFi uygulamaları için özel olarak tasarlanan Katman 1 projesi, son günlerde dikkat çekici bir fiyat hareketi sergiliyor. INJ, çoğu altcoin’in sert düşüşte olduğu ortamda %12’nin üzerinde yükseldi.
Bu toparlanmanın arkasındaki nedenler neler? INJ’nin yükselişi bu ay da devam eder mi?
IIP-619 Onayı ve DAT Birikimi %12’lik Yükselişi Tetikledi
IIP-619 başlıklı gelişmeye dair haberler, bugün yaşanan yükselişi tetikledi.
IIP-619, Injective ağında önemli bir yönetim teklifi olarak öne çıkıyor. Bu teklif, Injective’in gerçek zamanlı EVM mimarisinde ciddi bir iyileştirme amaçlıyor. Ayrıca yeni nesil ödemelere desteği artırırken MultiVM ekosistemini genişletmeyi hedefliyor.
Teklifin öne çıkan hedefleri şunlar:
MultiVM mimarisini daha yüksek hız ve işlem kapasitesine kavuşturmak. Bu iyileştirme, Injective’in yerel EVM’si dahil olmak üzere birçok sanal makinede önemli performans artışı sağlıyor.
Chainlink oracle’larıyla entegrasyonu derinleştirmek ve Gerçek Dünya Varlığı (RWA) için anlık fiyat verilerini optimize etmek. Böylece daha hızlı ve doğru fiyatlama sağlanıyor, bu da türev piyasalar ve RWA pazarları için kritik öneme sahip.
Stake edilen INJ’lerin %99,99’u IIP-619 lehine oy verdi. Injective’in resmi açıklamasının ardından INJ fiyatı %12’nin üzerinde sıçrayarak 3 dolardan 3,40 dolara çıktı. Fiyat kısa süreliğine 3,95 doları test etti.
Bu olumlu gelişmeler, aylar süren düşüş atmosferinin ardından yatırımcı ilgisinin tekrar INJ’ye yönelmesini sağladı.
Yenilenen ilginin bir diğer nedeni ise Pineapple Financial‘ın yaptığı birikimler. Şirket, yakın zamanda başlattığı yeni gösterge paneliyle birlikte toplamda 7 milyonun üzerinde INJ token’ı biriktirdiğini ve bu miktarın Injective’in toplam arzının %7’sine karşılık geldiğini açıkladı.
Grafikte, Pineapple Financial’ın Şubat ayı boyunca INJ varlıklarını artırdığı net şekilde görülüyor.
Bunun yanında Artemis verileri Injective ağında günlük işlem ücretlerinin ortalama 14.000 INJ seviyesinde olduğunu gösteriyor. Ağın son birkaç yılda elde ettiği bu istikrarlı gelir artışı dikkat çekiyor.
Bu yükseliş, gerçek zincir üstü aktiviteye işaret ediyor. Kullanıcılar hala stake ediyor, trade yapıyor ve ağ üzerinde uygulamalar geliştiriyor.
Günlük Injective İşlem Ücretleri. Kaynak: Artemis Dashboard.
Stake hizmeti sağlayıcısı Everstake şu yorumu yaptı: Geçmişteki 2022 seviyeleriyle kıyaslarsak aradaki fark geceyle gündüz gibi. Ücretler artmaya devam ediyorsa bu, zincir üstü aktivitenin gerçek olduğunu gösterir. Kullanıcılar stake yapıyor, geliştirme ve trade ile uğraşıyor. Yani sadece token’ı elde tutup beklemiyorlar. Uzun vadede gerçekten önemli olan da bu… dedi.
Ancak bu olumlu sinyaller, altcoin’lerdeki devam eden olumsuz yatırımcı hissiyatını tersine çevirme konusunda yeterli olmayabilir. INJ halen tüm zamanların en yüksek seviyesi (ATH) olan seviyesinin %90’dan fazla altında işlem görüyor. Bu toparlanma süreci, yeni yatırımcılardan gelecek hatırı sayılır bir sermaye akışı gerektirecek gibi görünüyor.
Eski Binance Çalışanı Bitcoin ATH’i için 2026’da Sürpriz Koşulu Açıkladı
Binance’in eski iş geliştirme yöneticisi Chase Guo, cesur bir öngörüde bulunuyor: Bitcoin’in 2026’da yeni bir tüm zamanların en yüksek seviyesi (ATH) göreceğini söylüyor. Üstelik bu, çoğu piyasa katılımcısının beklediği nedenlerden kaynaklanmayacak!
Yakın zamanda verdiği bir röportajda konuşan eski Binance BD’si, sıradaki büyük Bitcoin sıçramasının esas olarak halving döngüsünden, bireysel yatırımcı coşkusundan ya da makroekonomik rüzgarlardan tetiklenmeyeceğini vurguladı.
Bitcoin’in 2026 Atılımında Likidite Yönetimi Belirleyici Olabilir
Buna karşın asıl katalizörün, kripto para piyasasında likidite pozisyonlanması ve yapısal dinamikler olacağı görüşünde.
‘Sebep insanları şaşırtacak,’ dedi Guo, şu ifadeleri kullandı: Anlatılara duyulan inançtan ziyade, piyasa mekaniklerinin belirleyici rol oynayacağını öne sürdü.
Eski yöneticiye göre kripto varlıklarda fiyatlama üç ana kuvvetten belirleniyor:
Likidite
Dikkat ve
Token sahiplik yapısı (çoğunlukla “chip structure” olarak biliniyor).
Bu unsurlar, onun değerlendirmesine göre, yedi günden üç aya yayılan kısa ve orta vadeli döngülerde fiyat hareketine yön veriyor.
Bu yapıda, uzun vadeli temeller çoğu zaman ikinci plana itiliyor. Bunun yerine sermayenin giriş ve çıkışları, sosyal medyanın ivmesi ve token’ların sahipler arasında nasıl dağıldığı volatilite ve trendin yönünü belirliyor.
Her ne kadar Bitcoin genellikle uzun vadeli bir değer saklama aracı olarak anılsa da, eski Binance yöneticisi BTC’nin bile hala kısa vadeli likidite hareketlerinden ve kaldıraçlı pozisyonlardan ciddi şekilde etkilendiğini belirtiyor.
Hedef: Consensus
Guo’nun 2026 tahmininde kilit rol oynayacak unsur ise büyük oyuncuların piyasa uzlaşısıyla nasıl etkileşime geçtiği. Çoğu trader bir yükseliş ya da düşüş anlatısı etrafında birleştiğinde, likidite genellikle tahmin edilebilir fiyat seviyelerinde yoğunlaşıyor.
Eski BD’nin vurgusuna göre, bu durum tecrübeli piyasa katılımcılarına volatiliteyi kendi lehlerine kullanma fırsatı tanıyor.
‘Uzlaşı oluştuğunda o artık bir hedefe dönüşür,’ imasında bulundu Guo. Geçmişte, çok kalabalık pozisyonlanmaların ani likidasyonlara ve yeni trendler doğmadan önce sert fiyat dönüşlerine sebep olduğunu hatırlattı.
Ona göre, Bitcoin’in yeni bir ATH seviyesi böyle bir likidite sıkışmasının ardından yaşanabilir: Pozisyonlanma, türev piyasa açıkları ve sermaye dönüşlerinin bir araya gelmesiyle fiyat önceki zirveleri aşmaya zorlanabilir.
Piyasa Değeri Bağlamı
Bitcoin’in piyasa değeri şu anda altınınkine kıyasla oldukça düşük kalıyor. Küresel likidite koşulları destekleyici kalırsa büyüme potansiyeli olduğu görülüyor.
BTC’nin görece sabit arzı nedeniyle, kurumların veya devlet fonlarının yapacağı mütevazı bir sermaye dönüşü bile fiyat seviyelerinde ciddi değişiklik yaratabilir dedi.
Ancak uzman, yeni zirveye giden yolun sert dalgalanmalara ve alışılmışın dışında hareketlere sahne olacağına dikkat çekiyor. Anlatı odaklı, pürüzsüz bir yükselişten ziyade, aşırı kaldıraç kullanan trader’ları sarsacak ani hareketler bekliyor.
Yapısal Bir Yükseliş, Duygusal Değil
Önceki döngülerde olduğu gibi bireysel yatırımcı coşkusu, meme coin furyası ya da halving heyecanı bu defa başrolde olmayabilir. Tahmin edilen 2026 rallisinin temelinde kripto piyasasının olgunlaşan altyapısında yer alan yapısal likidite dinamikleri olabilir.
Eğer Guo’nun tezi doğru çıkarsa, sonraki ATH sadece dijital altına olan inancın hikayesiyle sınırlı kalmayacak. Asıl olarak, likidite yönetimi ve uzlaşı pozisyonlarının günümüz kripto piyasalarını nasıl biçimlendirdiğinin bir göstergesi olacak.
Chase’in değerlendirmeleri, resmi düzenleyici adımlar ve tekrarlanan kamuoyu iddialarıyla birlikte düşünüldüğünde ayrı bir önem kazanıyor.
Onun, kısa vadeli teşvikler ve likidite oyunlarının hakim olduğu bir piyasa tanımı ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) 2023’te Binance ve kurucusu Changpeng Zhao’ya açtığı davadaki iddialarla neredeyse birebir örtüşüyor.
Dava dosyasında, wash trading, şişirilmiş hacimler ve fiyat algısını yönlendirmek için uygulanan dahili piyasa yapıcılığına dair suçlamalar yer alıyordu.
Manipülasyonu ‘açıkça’ ve olağan kabul ederek anlatan Chase’in bu yorumları, münferit bir eleştiriden çok, sistemik kırılganlıkların içeriden doğrulanması olarak değerlendirilebilir.
Ekim 10, 2025’teki “10/10” ani çöküşü etrafındaki iddialar da Binance üzerindeki merceği iyice artırdı. Eleştirmenler, borsanın yapısal özelliklerinin zincirleme likidasyonları şiddetlendirdiğini savunuyor.
Bitcoin ve büyük altcoin’lerde birkaç dakika içinde yaşanan sert düşüş sırasında kullanıcılar emir gecikmeleri, devre dışı kalan fonksiyonlar ve alışılmadık fiyat fitilleri bildirdi. Bu kesintiler, normalin çok üzerinde seviyelerde zorunlu likidasyonları tetikleyerek; daha önce de gündeme gelen, bilinçli olarak yönetilen volatilite iddialarını yeniden gündeme taşıdı.
Binance yönetimi, aralarında Richard Teng ve kurucu Changpeng Zhao’nun da bulunduğu isimler, olayı makro şoklara ve genel piyasa kaldıraçlanmasına bağladı, herhangi bir manipülasyon olmadığını belirtti.
Ancak bu gelişme, daha önce ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) tarafından gündeme getirilen; şeffaf olmayan piyasa yapıcılık uygulamalarının ve yoğunlaşan likiditenin, stres dönemlerinde sistemik riski büyütebileceği endişesini perçinledi.
Bitcoin Fiyatı Yeni Bir Ayı Piyasasına mı Giriyor? Veriler Neden Evet Diyor
Bitcoin, son dönemdeki geri çekilmesini sürdürüyor ve bu durum kripto para piyasasında endişelere neden oluyor. Düzgün gibi görünen bu düzeltmenin altında ise derin yapısal stres işaretleri öne çıkıyor.
Geçmişte benzer hareketler genellikle ayı piyasasının ilk evrelerine işaret etmişti. Mevcut zincir üstü metrikler, sermaye rotasyonunun hâlâ zayıf kaldığını gösteriyor. Fakat bazı göstergeler, koşulların henüz tamamen bozulmadığını ortaya koyuyor ve bu da yatırımcılar için karmaşık bir tablo oluşturuyor.
Bitcoin’da Uzun Süreli Bir Ayı Piyasası Görülebilir
Realized Profit/Loss Ratio, Bitcoin’in sermaye akışı dinamiklerini analiz etmek için önemli bir gösterge sağlıyor. Bu metrik, gerçekleşen kârların gerçekleşen zararlara oranını ölçüyor. 90 günlük hareketli ortalaması şu anda 1–2 bandına geriledi.
Geçmiş veriler, bu bölgenin genellikle ayı piyasasının sakin evrelerinden daha stresli ortamlara geçişi ifade ettiğine işaret ediyor. Oran 1’e yaklaştığında piyasada gerçekleşen zararlar öne çıkmaya başlıyor. Bu sıkışma, kar alımlarının durgunluğunu ve likidite döngüsünün kısıtlılığını gösteriyor.
Buna benzer daha fazla token analizini kaçırmak istemiyor musunuz? Editör Harsh Notariya’nın Günlük Kripto Bülteni’ne buradan kaydolabilirsiniz.
Bitcoin Gerçekleşen Kâr/Zarar Oranı. Kaynak: Glassnode
Realized Profit/Loss Ratio değeri net bir şekilde 2’nin üstüne taşınmadıkça yapısal zayıflık devam edebilir. Orta ve uzun vadede yukarı yönlü bir kırılma kârlılığın yeniden arttığının ve sermaye girişlerinin güçlendiğinin sinyalini verir. Ancak bu kırılım olmadan genel piyasa görünümü temkinli seyretmeye devam ediyor.
Ağ aktivitesi verileri ise başka bir uyarı işareti sunuyor. Beş yıl öncesine kıyasla Bitcoin’de işlem yapan benzersiz BTC adreslerinin sayısı %42 azaldı. Ayrıca, yeni BTC adreslerinin yaratılması da %47 oranında geriledi.
Bu ayrışma, fiyatın dirençli durmasına rağmen ağ büyümesinin yavaşladığını gösteriyor. Sağlıklı boğa döngülerinde genellikle kullanıcı katılımında artış görülür. Güçlü ve kalıcı bir toparlanma için, aktif adreslerin artması ve cüzdan açılış hızının yükselmesi gerekiyor; bu da organik talebin yeniden canlandığı anlamına gelir.
Bitcoin Ağ Aktivitesi. Kaynak: Santiment BTC fiyatı bu desteği kaybetmemeli
Bitcoin fiyatı bu yazı hazırlandığı sırada 66.721 dolar seviyesinde işlem görüyor. Fiyat kritik 66.550 dolar destek seviyesinin biraz üzerinde tutunuyor. Bu bölge, son birkaç seansta daha sert bir düşüşü önledi. Ancak BTC, ocak ayı sonunda başlayan aşağı yönlü trendine hâlâ sadık kalıyor.
Düşüş eğilimi devam ederse Bitcoin’in aşağı yönlü direnç bölgesini aşmakta zorlanması bekleniyor. Trend bozulmazsa fiyatın 60.000 dolar destek bölgesine çekilmesi olası. Bu seviyenin kaybedilmesi ise satış baskısını hızlandırabilir ve bir sonraki ana destek olan 52.775 dolara kapı aralayabilir.
BTC Fiyat Analizi. Kaynak: TradingView
Realized Price şu anda 54.920 dolar seviyesinde. Tarihsel olarak, bu göstergenin altına yaşanan kalıcı kırılımlar uzayan ayı piyasalarının habercisi olabiliyor. Fiyatın 1,23 Fibonacci seviyesine doğru düşmesi bu riski artırır. Böyle bir hareket, resmi olarak yeni bir uzun vadeli düşüş döngüsünün başladığına işaret edebilir.
Bitcoin Gerçekleşen Fiyat. Kaynak: Glassnode
Düşüş senaryosunu geçersiz kılmak için Bitcoin’in 66.550 dolar seviyesinden güç alarak net bir şekilde yükselişe geçmesi gerekiyor. 71.693 doların üzerinde gerçekleşecek bir kırılım, momentumun güçlendiğini gösterecektir. Kısa vadeli 20 günlük EMA’nın geri kazanılması toparlanma şansını destekler. 80.000 doların net bir şekilde aşılması ise uzun vadede güvenin geri döndüğünün güçlü bir işareti olacaktır.
Il volume di trading di Cardano è al livello più basso in sei mesi: ADA può invertire la tendenza?
Il prezzo di Cardano è sceso drasticamente negli ultimi mesi e questo mostra che l'interesse degli investitori sta diminuendo sempre di più. Non solo il prezzo, ma anche le attività di trading on-chain di Cardano sono praticamente crollate nello stesso periodo. Il volume di trading della borsa decentralizzata (DEX) è sceso di oltre il 94% da agosto, raggiungendo il livello più basso in sei mesi.
Nonostante il calo della partecipazione, i grafici tecnici indicano segnali precoci di un possibile ribaltamento. Questa tabella evidenzia un conflitto tra l'attività della rete in diminuzione e la struttura dei prezzi in miglioramento.
Aşırı Korku Alım Sinyali mi? Yeni Veriler Alışılmış Görüşü Sorguluyor
Kripto para piyasasında yatırımcı hissiyatı “Aşırı Korku” seviyesine geriledi. Fiyatlardaki düşüş, artan makroekonomik ve jeopolitik baskılarla birlikte devam ediyor.
Bazı yatırımcılar bu tip dönemleri fırsat olarak görüp “dipten alım” yapmak istiyor. Fakat bir analiste göre, aşırı temkinlilik her zaman doğru bir giriş seviyesi anlamına gelmiyor.
Son verilere göre, piyasa hissiyatını 0–100 arasında ölçen ve yaygın şekilde takip edilen Kripto Korku & Açgözlülük Endeksi bugün 9 değerine çıktı. Bu seviye, dün 8 olarak kaydedilen değerden hafif bir toparlanmayı ve geçen hafta görülen aşırı düşük 5 seviyesinden bir yükselişi işaret ediyor.
Bu küçük toparlanmaya rağmen endeks, piyasanın halen “Aşırı Korku” bölgesinde olduğunu net şekilde gösteriyor.
Diğer yandan, yatırımcı endişeleri arama verilerine de yansıyor. Google Trends verilerine göre, “Bitcoin sıfırlanıyor mu” aramaları tüm zamanların en yüksek düzeyine ulaşmış durumda ve önceki sert piyasa düşüşlerini de geçmiş görünüyor.
Arama ilgisi puanı 100’e ulaştı. Bu da bireysel yatırımcıların ilgisinin zirvede, endişelerin ise tavan yaptığını gösteriyor.
“Bitcoin sıfırlanıyor mu” aramalarına gösterilen ilgi. Kaynak: Google Trends
Ancak birçok piyasa analisti iddia ediyor ki, aşırı kötümserlik dönemleri genellikle alım fırsatı anlamına geliyor.
Daha önce Santiment, negatif hissiyatın genellikle fiyatlar hızla düşerken zirveye çıktığını belirtmişti. Analitik firmaya göre, kriptoların çökeceği iddiaları ve “düştü”, “satış”, “sıfıra gidiyor” gibi anlatılar bireysel yatırımcıların paniğe kapılıp elindeki varlıkları satarak piyasadan çıktığına işaret ediyor.
Santiment şu ifadeleri kullandı: ‘Ve kripto paralarda felaket senaryoları dillendirilmeye başlandığında, genellikle dipten alım yapmak için en iyi zaman tam da o zamandır’ dedi.
Bitcoin’ın En Yüksek Getirileri Aşırı Açgözlülükte Geldi, Veriler Kanıtlıyor
Yine de Coin Bureau kurucu ortağı ve yatırım analisti Nic Puckrin, piyasanın geleneksel “Aşırı Korku’da Bitcoin al” anlatısını sorguladı.
Nic Puckrin şu yorumu yaptı: ‘Aşırı Korku’da BTC almak EN iyi tercih değil’ dedi.
Puckrin, verilerin “aşırı korku varsa avantajlı giriş olur” şeklindeki yaygın kanıyı karmaşıklaştırdığını öne sürdü. Onun analizine göre, Korku & Açgözlülük Endeksi 25’in altına indiğinde ortalama 90 günlük getiriler tarihi olarak sadece %2,4 seviyesinde kalmış.
Bitcoin 90 Günlük İleriye Dönük Getiriler: Aşırı Açgözlülük Dönemleri Kazançta Öne Çıkıyor. Kaynak: X/Nicrypto
Karşılaştırmak gerekirse, “Aşırı Açgözlülük” olarak tanımlanan dönemlerde alım yapanların getirisi çok daha yüksek gerçekleşmiş; 90 günlük ortalama getiri %95’e kadar çıkmış. Bu sonuçlara göre geçmişte güçlü bir yükseliş ortamı ve ivme, yoğun kötümserliğe kıyasla ileriye dönük daha güçlü kazançlarla örtüşüyor.
Puckrin ayrıca şöyle konuştu: ‘F&G endeksi sadece geriye dönük bir ivme göstergesi. Getiri tahmini açısından çok anlamlı değil’ dedi.
Buna karşılık bazı analistler, Puckrin’in zaman aralığını hemen sorguladı. Eleştirmenlere göre 90 gün çok kısa bir dönem. Bir piyasa uzmanı, aşırı korku seviyesinden üç ay sonra getiriler düşük görünse de uzun vadede sonuçların bambaşka olduğunu belirtti.
Bir kullanıcı şu şekilde yanıt verdi: ‘Aşırı korkudan 12 ay sonra bakıldığında, Bitcoin’in ortalama getirisi tarihi olarak %300’ün üzerinde. F&G endeksi aslında 90 günlük bir sinyal değil. 12 aylık bir birikim uyarısıdır. Aşırı korkudan sonra hemen zengin hissetmek beklenmemeli’ dedi.
Son tahlilde, bu anın bir fırsat mı yoksa risk mi olduğunu belirleyen şey yalnızca piyasa hissiyatı değil, yatırımcının zaman perspektifi ve stratejisi oluyor.
Coinbase e Ledn stanno rafforzando il loro movimento nei prestiti in criptovalute nonostante il calo del mercato
La società di prestiti di asset digitali Ledn sta firmando un'operazione pionieristica: l'azienda ha effettuato una vendita di obbligazioni cartolarizzate del valore di 188 milioni di dollari supportata da garanzie in Bitcoin (BTC).
Questo sviluppo avviene in un periodo in cui il mercato del credito si trova di fronte a un ambiente piuttosto volatile. Mentre l'importo attivo dei prestiti scende a circa 30 miliardi di dollari, il rischio di liquidazione aumenta in modo significativo insieme a cali di prezzo persistenti.
Coinbase e Ledn stanno aumentando i prestiti in criptovalute