BTC böyle bir yükseliş ya! Şu an en büyük pozisyonum dediğim şey: keşke 😂

Yukarı doğru kesintisiz gidiyor; grupta herkes bir sonraki durağın nereye olduğunu şimdiden konuşmaya başladı.

Ben ise grafiklere bakınca içimden sadece tek cümle geçiyor: Harika, analizi doğru yaptım; ama para kazanamadım.

Bu herhalde en klasik eski fişekçinin en tuhaf anı.

Düşerken her gün destek seviyelerini araştırıyorsun; son düşüşte gömülür müyüm diye korkuyorsun.

Gerçekten yükselişe geçince de, “geri çekilme gelsin de o zaman trene bineyim” diye bekliyorsun.

Sonuçta BTC çok nazik: geri çekilme yok; far lambası bile artık neredeyse görünmüyor.

Şimdi beni kovalayayım mı?

Açıkçası, gerçekten elimi sürmeye içim el vermiyor.

Fırsatı kaçırmak zaten insanı canından bezdiriyor. Bir de fırsatı kaçırmamak için yüksekten tekrar büyük pozisyon açarsan ve sonunda tek bir iğneyle batırırlarsa… Bu artık fırsatı kaçırmak değil—“önce kazanamadım, sonra bir de zarar yazdım” şeklinde nokta atışı bir trading döngüsü olur.

O yüzden şu anki stratejim de çok basit: büyük trend pozisyonu kaçtıysa kabul ediyorum.

Piyasayla inatlaşmıyorum; cesurum diye kendimi kanıtlamak için körü körüne kovalamıyorum.

Her gün sessiz sedasız, net olduğuna güvendiğim kısa vadeli işlemler yapıyorum; biraz ekmek parası kazanıyorum.

Geri kalan parayla da bir miktar değerlendirme (yatırım) yapıp gelir elde ediyorum; bir yandan da başkalarının kâr ekran görüntülerini seyrediyorum.

Başkası bir günde: “+18%.”

Ben bir günde: “Yatırım geliri hesabıma +58U.”

Sormayın.

Sorduğunuzda cevap: temkinli. Çok sorulursa insanın canı acıyor.😂

Ama boğa/ayı döngülerini artık çok gördüm; bu durumu şu an daha iyi kabul edebiliyorum.

Fırsatı kaçırmanın en büyük zararı sadece “kazanamamak”. FOMO’nun en büyük riski ise gerçekten para kaybetmek.

BTC yükselmeye devam ederse, kendime “sattım, kaçırdım” ve “fırsatı kaçırdım” diyeceğim.

Eğer ileride güzel bir geri çekilme gelirse, elimde en azından mermi olacak.

Piyasa, benim trene binmediğim için yükselmeyi durdurmaz.

Ben de piyasa yükseliyor diye kendi ritmimi bozmak zorunda değilim.

Bu döngüdeki en büyük ders belki BTC’yi yakalamak değil; onu yükselirken göz ucuyla bakabilmek ve yine de kontrolü kaybedip koşmamak.

Çünkü eski fişekçiyi bugün hayatta tutan şey, hiçbir zaman her seferinde trene atlayabilmek olmadı.

Belki de şu—fırsatı kaçırırken ağzın sert; ama elin dayanabiliyor.😂